Sömürgecilik

Published on Kasım 7th, 2024

0

‘Kürt Sorunu için Bütünlükçü Barış Yöntemi’ raporu

Barış Vakfı’nın “Kürt Sorunu İçin Bütünlükçü Barış Yöntemi” baÅŸlıklı raporunda, çözüm için topyekûn bir barış planının olması gerektiÄŸi, süreç içinde tarafların masayı terk edebileceÄŸi, ancak toplum süreci sahiplenirse masaya dönmenin her zaman mümkün olduÄŸu vurgulandı.

Barış Vakfı, “Kürt Sorunu İçin Bütünlükçü Barış Yöntemi” adıyla hazırladığı raporu yayımladı. Prof. Dr. AyÅŸe Betül Çelik tarafından hazırlanan raporda, Barış Vakfı BaÅŸkanı Hakan Tahmaz’ın da sunumuna yer verildi. Sunumda, 1 Ekim Meclis’in yeni yasama yılı açılışında Devlet Bahçeli’nin Halkların EÅŸitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) EÅŸbaÅŸkanı Tuncer Bakırhan ve vekillerle “beklenmeyen” tokalaÅŸması sonrası yeni bir siyasi havanın estiÄŸi belirtildi. Sunumda “Daha da ötesi barış isteyenler, barış için mücadele edenler ve çatışma çözümü çalışanlar için yol haritası iÅŸlevi görebilecek bir çalışma” denildi.

KÜRT SORUNU İÇİN BÜTÜNLÜKÇÜ BARIŞ YÖNTEMİ

Barış için bir tek modelin olmadığına iÅŸaret edilen raporda, “Kürt sorunu açısından baktığımızda bu farklı boyutlar nelerdir? Hangi aktörler ne isteklerde bulunmakta ve bu isteklerin altında yatan temel ihtiyaçlar nelerdir? Süreç tasarımında bu sorulara yanıt vermek hem sürecin kapsayıcılığı ve ÅŸeffaflığı hem de bir boyutta sorun çıkarsa sürecin baÅŸka boyutlardaki barış yöntemleri ile devamının saÄŸlanması açısından önemlidir. Bütünlükçü barış süreçleri farklı alanlardaki farklı kesimlerin sorunlarının detaylı analizini ve bu tespitlerden yola çıkarak farklı barış metotları ile dönüştürmesine yönelen süreçlerdir” denildi.

AKTÖRLER, POZİSYONLAR, İHTİYAÇLAR

Her çatışmanın en az iki, çoÄŸu zaman çoklu taraflarının olduÄŸuna dikkat çekilen raporda, “Çatışmanın ana aktörlerini çatışmadan direkt etkilenmiÅŸ kesimler oluÅŸturur. Bu aktörlerin çatışmanın içindeki sorunlara dair farklı pozisyonları vardır. Her pozisyonun altında ise temel bir ihtiyaç yatar. Çatışmalar farklı kesimlerin karşılanmamış ihtiyaçlarından kaynaklanır ve barış olası bir ihtimal olarak belirdiÄŸinde her aktör öncelikli ve esas olarak kendi ihtiyacının karşılanmasını ister. Bu bile barış süreçlerinde bir sorun teÅŸkil edebilir. Çatışma analizinde önemli olan çatışmaya taraf olmuÅŸ aktörlerin, bu aktörlerin pozisyonlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Türkiye’nin yakıcı meselesi Kürt sorununun da birçok boyutta çözülmesi gereken farklı sorunları vardır” ifadelerine yer verildi.

‘BİRÇOK BARIŞÇIL MEKANİZMA DEVREYE SOKULMALI’

Kürt sorununda çatışma halinin yarattığı farklı sosyo-ekonomik, siyasi, güvenlik ve iliÅŸkisel birçok boyutunun olduÄŸu belirtildiÄŸi raporda, “Ayrıca bu sorunlar devlet-Kürt vatandaÅŸları, devlet-silahlı örgüt, silahlı örgüt-Kürt vatandaÅŸları, köylü-korucu ve farklı toplumsal kesimler arasında iliÅŸkilerde bozulmalar yaratmıştır. Bu iliÅŸkilerin olumlu yönde deÄŸiÅŸtirilmesi için birçok barışçıl mekanizmanın devreye sokulması gerekmektedir” tespiti yapıldı.

NİKARAGUA’DA Kİ UZLAÅžMA KOMİSYONU

Barış süreçlerinde çatışmaya neden olan meselelerin tek tek tanımlanmasının önemli olduÄŸuna dikkat çekilen raporda, “Çünkü bir meseleyi konuÅŸurken hem karşı tarafın hem de toplumun nasıl reaksiyon vereceÄŸini önceden tahmin etmek süreci kolaylaÅŸtırır. Bu yüzden müzakereler baÅŸlamadan bazı hassas meseleleri tespit etmek, süreçte çıkabilecek zorlukların daha kolay atlatılmasına yardımcı olabilir” denildi.

Raporda bu konuda, 1998’de Nikaragua’daki UzlaÅŸma Komisyonu’na, süreçte yanlış anlaşılabilecek hassas konuları araÅŸtırma görevi verildiÄŸi anımsatıldı.

FARKLI BARIÅž ALGILARI

“Türkiye’deki geçmiÅŸ barış sürecinde ne yazık ki ne böyle bir analiz yapılmış ne de bu hassas konulara karşı nasıl bir yol alınacağı konuÅŸulmuÅŸtur” eleÅŸtirisinin yer aldığı raporda, ÅŸunlar kaydedildi: “Bugün Türkler ve Kürtlerin barış istekleri farklı olabilir. Kürt sorunu ülke gündeminde zaman zaman aÅŸağı sıralara kayabilir fakat demokratikleÅŸme, hukuk, dış politika gibi birçok sorunun temelinde yatmakta ya da o sorunları etkilemektedir. Yani hem bir kesim için bir sorun bitmemiÅŸtir, hem de tüm ülke için bu sorun birçok sorunun temelindedir ve onları olumsuz yönde etkilemektedir.”

BARIŞ SÜREÇLERİNİN ZORLUKLARI

Sonuç kısmında “barışın iniÅŸli çıkışlı zor bir süreç olduÄŸu” tespitinin yer aldığı raporda, ÅŸunlar ifade edildi: “Barış sürecinin baÅŸarılı olması çatışma içerisinde bulunmuÅŸ tarafların iliÅŸkilerinin yeniden tesisini saÄŸlayıp saÄŸlayamadıkları üzerinden deÄŸerlendirilir. Åžiddetin durdurulması ve kolektif hakların garanti altına alınmasını saÄŸlayacak anayasal deÄŸiÅŸiklikler kadar, çatışmaların yol açtığı zarar görmüş iliÅŸkilerin iyileÅŸtirilmesi de önemlidir. BaÅŸka yerlerdeki barış süreçleri ve karşılaÅŸtırmalı analizler gösteriyor ki genel olarak barış süreçlerini baÅŸarılı kılan birkaç faktör söz konusudur. Bunlardan ilki barış süreçlerinin hiçbir zaman salt iki taraftan oluÅŸmadığını kabul etmektir. Barış süreçlerinin baÅŸarısı mümkün olduÄŸunca çok aktörün sürece dahil edilmesini gerektirir.

BARIŞ TOPYEKÛN BİR PLAN OLMALIDIR

Bu açıdan sivil toplum çok önemli bir role sahiptir. Barış, ulaşılmak istenilen bir yer olsa da aslında aynı zamanda o yolda yürünen süreçtir de. Bu yolda iniÅŸler, duraklamalar doÄŸaldır. Barışın gelmesi, liderler için süreç içerisinde duraksamalarda ve iniÅŸlerde bile teması kesmemek ve deÄŸiÅŸen dengelerin yeniden tahlili sonucunda ortaya çıkarken, barış aktivistleri için yıllarca verilen mücadelenin meyvesidir. EÄŸer bir gün Türkiye barışa ulaşırsa, bu sadece liderler istediÄŸi için deÄŸil, yıllarca bunun için çalışan birçok barış aktivistinin de emeÄŸi sonucunda olacaktır. Barış topyekûn bir plan olmalıdır. Müzakere sürecinde taraflar birden çok kere masayı terk edebilirler. Ama toplumlar barış sürecini sahiplenirler ve liderlere baskı yaparlarsa masaya dönmek her zaman tekrar mümkündür. O yüzden inancı ayakta tutmak ve barış mücadelesini deÄŸiÅŸik seviyelerde sürdürmek gerekir.” (MA)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑