Sendikalardan Rojava için acil çağrı: “Devrim ölümcül tehdit altında”
Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki askeri saldırıların yoğunlaşması üzerine, Fransa’daki sendikal hareketten güçlü bir tepki geldi. Aralarında farklı sektörlerden isimlerin bulunduğu yüzü aşkın sendikacı, Rojava devrimiyle dayanışmanın büyütülmesi ve sendikaların her düzeyde seferberliğe öncülük etmesi çağrısında bulundu.
Atılım Avrupa
Çağrı, 26 Ocak’ta Kürt güçlerinin 2015 yılında IŞİD’e karşı Kobané’yi özgürleştirmesinin yıldönümünde yapıldı. Açıklamada, hem Kobané’nin hem de Rojava’da geliştirilen özgürleştirici toplum projesinin yeniden ciddi bir tehdit altında olduğu vurgulandı.
Sendikacılar, 6 Ocak’tan bu yana Suriye hükümeti ve ona bağlı milislerin saldırılarının arttığına dikkat çekti. Halep’teki Kürt mahallelerinden başlayarak, son günlerde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kontrolündeki bölgelerin neredeyse tamamına yönelik geniş çaplı bir askeri harekât başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, bölgede çok sayıda savaş suçu işlendiği ve insani durumun son derece kritik olduğu ifade edildi.
2015’te IŞİD’e karşı direnişin sembolü haline gelen Kobané’nin, bugün Suriye hükümetine bağlı İslamcı ve faşist milisler tarafından yeniden tehdit edildiği vurgulandı. Bu saldırıların Türkiye’nin desteğiyle ve Batılı güçlerin —Fransa dâhil— sessizliği eşliğinde gerçekleştiği ifade edildi.
Sendikaların çağrısında, Rojava devriminin yalnızca bölgesel bir mücadele olmadığı, toplumsal özgürleşme, halkların öz-örgütlenmesi ve kadın özgürlüğü temelinde şekillenen ilerici, eşitlikçi ve demokratik bir proje olduğu hatırlatıldı. Bu nedenle sendikacıların, aşırı sağa, emperyalizme ve savaşa karşı mücadele eden yoldaşlarla dayanışma içinde olmasının tarihsel bir sorumluluk olduğu belirtildi.
Açıklamada, uluslararası dayanışmanın sendikal hareket için bir slogan değil, eylemin merkezinde yer alan temel bir ilke olduğu vurgulandı. Bu kapsamda sendikal yapıların, Rojava’da yaşananlara ilişkin bilgileri yayması, resmi dayanışma açıklamaları yapması ve Fransız hükümetinin tutumunu açıkça kınaması çağrısı yapıldı.
Sendikacılar ayrıca, Fransa genelinde Kürt toplumu dernekleri ve enternasyonalist örgütler tarafından düzenlenen miting ve eylemlere aktif katılım çağrısında bulundu. Mitinglerde konuşmalar, blokajlar, afiş çalışmaları ve video üretimleri dahil olmak üzere her tür eylemin önemli olduğu vurgulandı.
Açıklamada, 2015 yılında YPG-YPJ öncülüğündeki Kürt güçleriyle kurulan uluslararası dayanışmanın, güç dengelerini değiştirdiği ve IŞİD’e karşı kazanımda belirleyici rol oynadığı ifade edildi. On bir yıl sonra Kobané ve Rojava devriminin yeniden tehdit altında olduğu belirtilerek, bu kez de işçi hareketinin ortak ve güçlü bir yanıt üretmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın tamamı:
Acil! Rojava’daki devrim ve onun özgürleştirici projesi ölümcül bir tehdit altında! Sendikacılar olarak harekete geçmeliyiz.
26 Ocak’ta, Kürt güçlerinin 2015 yılında IŞID’e karşı Kobané’yi özgürleştirmesinin yıldönümünde, kent ve Rojava’da geliştirilen özgürleştirici toplum projesi bir kez daha tehdit altındadır. Bu duruma karşı sendikal hareket içinde bir inisiyatif ortaya çıkmıştır: yüzü aşkın sendikacının imzaladığı bir çağrıyla, dayanışma seferberliklerinin güçlendirilmesi ve her düzeyde sendikal örgütlerin bu seferberliklerde sorumluluk alması ve öncülük etmesi istenmektedir. 6 Ocak’tan bu yana, Suriye hükümeti ve onun faşist milisleri tarafından gerçekleştirilen saldırılar giderek artmaktadır. Halep’in Kürt mahallelerinden başlayarak—burada çok sayıda savaş suçu işlenmiştir—son günlerde Özerk Yönetim topraklarının neredeyse tamamına yönelik büyük çaplı bir işgal saldırısı başlatılmıştır. Bugün durum son derece kritiktir. 2015’te İslam Devleti’ne karşı direnişin sembolü olan Kobanê, Türkiye devleti tarafından desteklenen ve Batılı güçlerin—sahada varlık gösteren güçlerden biri olmasına rağmen katliamlar karşısında pasif kalan Fransa dâhil—iş birliğiyle hareket eden Suriye hükümetinin İslamcı ve faşist milisleri tarafından yeniden tehdit edilmektedir.
Sendikacılar olarak, bizi bir araya getiren değerler temelinde Rojava devrimini savunmak acildir. Aşırı sağdan tiksinti duyduğumuz için, Suriye’de faşist ve İslamcı milislere karşı ölümüne mücadele eden yoldaşlarımızla dayanışma içinde olmalıyız. İlerici, eşitlikçi ve demokratik bir toplum projesini savunduğumuz için, Rojava’daki devrimin ölümünü görmek isteyenler karşısında gözlerimizi yere indiremeyiz; çünkü bu proje toplumsal özgürleşmeyi, toplulukların ve halkların öz-örgütlenmesini ve kadın devrimini bir araya getirmektedir. Biz sendikacılar için uluslararası dayanışma sıradan bir slogan değil, eylemimizin itici gücüdür; bu nedenle hiçbir şey yapmadan duramayız ve Rojava devrimiyle dayanışma seferberliklerine katılmak ve onları güçlendirmek bizim için vazgeçilmezdir. Rojava devrimini savunmak, bizi harekete geçiren ve her gün uğruna mücadele ettiğimiz değerleri savunmaktır: toplumsal özgürleşme için, kadın-erkek eşitliği için, aşırı sağa karşı, emperyalizme ve savaşa karşı. Sendikacılar olarak ne yapabiliriz? Ulusal ya da yerel düzeyde bazı sendikalar şimdiden Rojava ile dayanışma yönünde tutum almıştır. Rojava’nın maruz kaldığı savaş hakkında bilgileri hepimizin yayması önemlidir. Sendikal yapılarımız, mücadele eden yoldaşlarla dayanışmalarını ifade etmeli ve Fransız hükümetinin tutumunu kınamalıdır.
Sendikalarımızda, yerel birliklerimizde, federasyonlarımızda, konfederasyonlarımızda, her düzeyde Fransa’daki işçi hareketi dayanışmasını açıkça ifade etmelidir. Şimdiden Kürt toplumu dernekleri ve enternasyonalist örgütler Fransa’nın her yerinde mitingler ve eylemler düzenlemektedir; bunlara katılmamız ya da bizzat öncülük etmemiz önemlidir. Mitinglerde konuşmalardan blokajlara, afişlerden videolara kadar… her hareket önemlidir! 2015’te YPG-YPJ (Halk Savunma Birlikleri; Kadın Savunma Birlikleri) öncülüğündeki Kürt güçleriyle uluslararası dayanışma seferberliği, güç dengelerini değiştirmiş ve İslamcı faşizme karşı kazanıma katkı sunmuştu. On bir yıl sonra Kobanê ve devrim yeniden tehdit altındadır; bu meydan okuma karşısında, işçi hareketinin yanıtını birlikte inşa etmemiz gerekmektedir!
























































