Kadın

Published on Mart 6th, 2026

0

MLKP/KKÖ’den 8 Mart çağrısı

MLKP/KKÖ Kadın Önderliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada emperyalist savaşlara, faşist baskılara ve erkek egemen düzene karşı kadınların birleşik direnişini büyütme çağrısı yaptı.

Marksist Leninist Komünist Parti / Komünist Kadın Örgütü (MLKP/KKÖ) Kadın Önderliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kadınların 8 Mart’ta dünyanın dört bir yanında erkek egemen düzene karşı öfkesini ve isyanını yükselteceği belirtilerek, emperyalist saldırılara ve faşist baskılara karşı birleşik mücadele vurgusu yapıldı.

Açıklamada, kadınların 8 Mart’ta İran’da emperyalist-siyonist saldırganlığa karşı duracağı, Kürt, Beluç, Azeri ve Fars halklarının yanında olduğunu haykıracağı ifade edildi. Kadınların işçi sınıfı ve ezilen halkların bağrındaki en kararlı güçlerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin güçlendirilmesi için kadınların mücadeleci ve militan tutumunu ortaya koyacağı kaydedildi.

Emperyalizme ve savaşlara karşı kadın direnişi

Açıklamada, ABD-İsrail ittifakı üzerinden erkek egemen emperyalist-kapitalist düzenin İran ve Ortadoğu’ya yönelik işgal savaşının bölgenin bu ittifakın çıkarlarına göre yeniden şekillendirilmesini hedeflediği savunuldu. Bu politikanın kadınlar, ezilen halklar ve işçi sınıfı açısından herhangi bir gelecek vaat etmediği belirtilen açıklamada, emperyalist saldırıların kadın düşmanı bir düzenin parçası olduğu ileri sürüldü.

Açıklamada, söz konusu politikaların sembolünün Epstein adasında işlenen suçlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın kadınlara yönelik sözleri ve Filistinli tutsakların ifşalarıyla gündeme gelen İsrail hapishanelerindeki tecavüz iddiaları olduğu ifade edildi. Trump yönetiminin kürtaj ve doğum haklarına yönelik saldırılarının da bu politikaların bir parçası olduğu savunuldu.

İran halklarının ve özellikle İranlı kadınların son yıllarda Jina Amini protestoları başta olmak üzere çeşitli isyan ve direnişlerle kendi kaderini belirleme iradesini ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, ABD-İsrail ittifakının bölgedeki saldırılarının bu direnişleri bastırmayı da hedeflediği iddia edildi.

Açıklamada, Filistin’de devam eden çatışmalar, Rojava’ya yönelik saldırılar ve İran’da bombalanan bir ilkokulda hayatını kaybeden kız çocuklarına atıf yapılarak, bölgedeki gelişmelerin kadınlar açısından ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Buna rağmen kadınların tarih boyunca emperyalist savaşlara karşı güçlü bir mücadele dinamiği olduğu belirtilerek, 8 Mart’ta Türkiye’de, Kürdistan’da ve dünyada kadınların sesini yükselteceği ifade edildi.

“Şef tipi aile” politikalarına eleştiri

Açıklamada, Türkiye’deki siyasi iktidarın kadın özgürlük mücadelesi dahil olmak üzere toplumsal muhalefeti baskı altına almaya çalıştığı öne sürüldü. Kürt halkının ulusal demokratik taleplerinin bastırıldığı, devrimci güçlerin gözaltı ve tutuklamalarla hedef alındığı savunulan açıklamada, kadınlara yönelik politikaların “şef tipi aile” anlayışı etrafında şekillendirildiği iddia edildi.

Kadınların kazanılmış haklarının ortadan kaldırılmasının hedeflendiği belirtilen açıklamada, nafaka hakkının sınırlandırılması, ev içi emek sömürüsünün derinleştirilmesi ve güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaştırılması eleştirildi. Dilovası’nda yaşanan işçi ölümlerine atıf yapılarak kadın işçilerin düşük ücret, işsizlik ve güvencesizlik tehdidi altında sömürüldüğü ifade edildi.

Açıklamada ayrıca eşit işe eşit ücret, siyasette eşit temsil ve toplumsal eşitlik taleplerinin “fıtrat” ve “yaradılış eşitsizliği” söylemleriyle hedef alındığı ileri sürüldü. “Makbul kadın” modeli üzerinden yürütülen propaganda ile kadınların erkek egemen düzen içinde yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı iddia edildi.

Kadın sanatçıların ve LGBTİ+ bireylerin de bu politikaların hedefi haline getirildiği belirtilen açıklamada, heteroseksist saldırıların erkek egemen düzeni güçlendirme amacı taşıdığı ifade edildi. LGBTİ+ varlığının hedef alınmasının “aile onyılı” politikalarının önemli bir parçası olduğu savunuldu.

Cezasızlık politikası ve erkek şiddeti

Açıklamada erkek şiddetinin cezasızlık politikalarıyla aklandığı, kadın ölümlerinin ise “şüpheli ölüm” söylemiyle gizlenmeye çalışıldığı öne sürüldü. Kadın hakları savunucuları, devrimci ve sosyalist kadınlar ile sanatçıların tutuklandığı belirtilen açıklamada, buna karşın erkek şiddetinin cezasız bırakıldığı savunuldu.

Açıklamada, erkek şiddetinin “aile onyılı” politikaları kapsamında daha da güçlendirildiği iddia edilerek, devletin cezasızlık politikalarının bu nedenle sürdürüldüğü ifade edildi.

Kadınların 8 Mart’ta bu eşitsiz düzene, cezasızlık politikalarına ve “terörsüz Türkiye” söylemiyle sürdürülen devlet politikalarına karşı bir kez daha ses yükselteceği kaydedildi.

Kürt sorunu ve Rojava vurgusu

Açıklamada, Türkiye’deki siyasi iktidarın Kürt halkının ulusal demokratik taleplerini bastırdığı savunuldu. “Terörsüz Türkiye” söylemiyle Kürt taleplerinin bireysel ve kültürel haklar sınırına çekilmeye çalışıldığı ileri sürüldü.

Aynı söylemin devrimci, muhalif ve kadın özgürlükçü hareketleri hedef almak için kullanıldığı iddia edilen açıklamada, Rojava devriminin kuşatma altında olduğu ve bölgedeki gelişmelerin kadın kazanımlarını tehdit ettiği ifade edildi.

Açıklamada, 8 Mart’ta kadınların politik özgürlük mücadelesinin güçlü bir parçası olduklarını bir kez daha gösterecekleri, tutuklu kadınların özgürlüğünü talep edecekleri ve Rojava’daki kadın kazanımlarını savunacakları belirtildi.

“Kadınlar direnecek ve kazanacak”

MLKP/KKÖ Kadın Önderliği açıklamasında, 8 Mart meydanlarının Türkiye’de, Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve dünyada kadınların mücadele kararlılığını yansıtacağı ifade edildi.

Açıklamada şu çağrılar yer aldı: “Emperyalist savaş ve saldırılara karşı kadın isyanı ve direnişini yükselteceğiz. Faşizme karşı birleşik kadın direnişini büyüteceğiz. Erkek egemen düzene karşı kadın özgürlüğü kazanacak. Yaşasın 8 Mart! Yaşasın kadın devrimi! Yaşasın sosyalizm.”

Açıklama MLKP/KKÖ Kadın Önderliği imzasıyla 6 Mart 2026 tarihinde yayımlandı.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑