Basın-Yayın

Published on Ocak 8th, 2026

0

Metin Göktepe, katledilişinin 30. yılında mezarı başında anıldı 🎥 ►

Evrensel Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 30’uncu yılında mezarı başında anıldı. Anmada basına yönelik baskılar ve cezasızlık politikaları protesto edildi.


Eylem Nazlıer – Evrensel

Haber takibi için gittiği Alibeyköy’de polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 30’uncu yılında mezarı başında anıldı. Anmada yapılan konuşmalarda, Metin Göktepe’nin katledilmesinden bugüne uzanan cezasızlık ve baskı politikalarının sürdüğü vurgulanarak, bugün Hakan Tosun’un sokak ortasında öldürülmesi, Suriye’de haber takibi sırasında öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, Merdan Yanardağ’ın tutuklu olması, TELE1’e kayyım atanması ve basına yönelik kapatma ile kayyım uygulamaları hatırlatıldı.

Anmaya; Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal, Metin Göktepe’nin ailesi, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Cumartesi İnsanları, İnsan Hakları Derneği (İHD), Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, EHP Genel Başkan Yardımcısı Nehir Sevim, TİP Milletvekili Ahmet Şık, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin, Divriği Kültür Derneği, Çipil Köyü Derneği, Esenler Cemevi, yazar İlhan Erdost’un kızı Alaz Erdost, TKP’den Serkan Düz, KDF Başkanı Abbas Yaşar ve çok sayıda gazeteci katıldı.

Anmada “Özgür basın susmadı, susmayacak”, “Metin Göktepe ölümsüzdür” ve “İnadına hepimiz birer Metin’iz” sloganları atıldı, Evrensel Gazetesi taşındı.

Fotoğraf: Evrensel

“Metin Göktepe halkın haber alma hakkının sembolüdür”

Anmada ilk sözü Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal aldı. Özdal, Metin Göktepe’nin katledilişinin üzerinden geçen 30 yıla rağmen gazetecilik mücadelesinin büyüyerek sürdüğünü vurguladı. Özdal konuşmasında, “30 yıl geçti aradan. Bu 30 yılda Metin Göktepe’nin yapmaya çalıştıkları bir damla bile azalmadı, tersine daha da büyüdü” dedi.

Geçen yıl da aynı yerde olduklarını hatırlatan Özdal, aradan geçen bir yılda gazetecilere yönelik baskıların arttığını belirterek, “Gazeteciler tutuklandı, televizyon kanallarına kayyum atandı. Merdan Yanardağ şu anda cezaevinde. Gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, Suriye’nin kuzeyinde yaşananları aktarmak isterken öldürüldü” dedi.

Gazetecilere yönelik baskıların çok yönlü sürdüğünü belirten Özdal, “Gazetecilere ve basına dönük maddi saldırılar, fiziki saldırılar ve hukuki saldırılar devam ediyor” ifadelerini kullandı. Tüm bu baskılara rağmen Metin Göktepe’nin gazetecilik mücadelesinin yol gösterici olmaya devam ettiğini vurgulayan Özdal, “Metin Göktepe, bütün bunlara karşı ve bütün bunlara rağmen halkın haber alma hakkının ve basın özgürlüğünün sembolü olarak yaşamaya devam ediyor” diye konuştu.

Fotoğraf: Evrensel

Özdal, “Biz Evrensel Gazetesi’nin İstanbul’daki merkez bürosu ve ülke çapındaki çalışanları olarak Metin Göktepe’nin ‘Bu haberi izlemeliyim’ diyerek çok zorlu bir göreve gidişindeki cesareti taşımaya çalışıyoruz” dedi. Metin Göktepe’nin ağır cezaevi koşullarını haberleştirme çabasına da değinen Özdal, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu 30 yıl boyunca yaşananları anlatırken Metin Göktepe’den güç aldık. Bundan sonra da almaya devam edeceğiz.”

“Hakan Tosun da Metin gibi sokak ortasında katledildi”

Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, sözlerine “Annemin selamlarıyla başlamak istiyorum” diyerek başladı. Göktepe, Metin Göktepe’nin gazetecilikteki ısrarının bugün hâlâ yol gösterici olduğunu vurguladı.

Göktepe, “Bir daha Metin’ler katledilmesin diye çok çabalamıştık. Olmamasını istedik. Ama bugün Hakan Tosun var; Metin Göktepe gibi katledildi” dedi. Baskıların bugün farklı araçlarla sürdüğünü vurgulayan Göktepe, “Gazeteciyi öldürmeden, haberini öldürmeye çalışıyorlar. Bunu da hapse atarak, maddi cezalarla ve çeşitli yaptırımlarla yapıyorlar” diye konuştu.

Merdan Yanardağ örneğini hatırlatan Göktepe, “Hem cezaevine koydular hem kanalını kapattılar. Kayyum atadılar. Artık ülkede her şeye kayyum atanır oldu; belediyelere, gazetelere…” dedi.

Tüm baskılara rağmen umudun sürdüğünü vurgulayan Göktepe, sözlerini şöyle tamamladı; “Otuz yılın ardından hâlâ bugün Göktepe’nin yanında, saflarında olan arkadaşları, yoldaşları varsa elbette umut var. Annem adına söylüyorum: Hepiniz birer Metin’siniz. İnadına hepimiz birer Metin’iz.”

“Basın ve ifade özgürlüğü büyük ölçüde ortadan kalktı”

TGS Başkanı Gökhan Durmuş, “Aslında buraya 30 yıldır gelmemiz, Türkiye’de bu kadar baskı altındaki gazeteciliğin hâlâ ayakta durmaya çalıştığının belgesidir. Metin gibi meslektaşlarımızın tüm baskılara rağmen gazetecilik yapma inadının da göstergesidir” dedi.

Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını söyleyen Durmuş, buna rağmen gazetecilerin Metin Göktepe’nin izinden yürümeye devam ettiğini belirtti. Durmuş, “Türkiye’de ifade özgürlüğü yok edilmiş olmasına rağmen hâlâ Metin Göktepe gibi gazetecilik yapmaya çalışan meslektaşlar olarak Metin’i anmayı sürdüreceğiz. Her yıl onun yanına gelmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Fotoğraf: Evrensel

Durmuş, umutlu olduklarını da vurgulayarak, “Evet, bugün koşullar kötü. Bunu her yıl burada dile getiriyoruz. Ama inanıyoruz ki bir gün burada Metin Göktepe’ye müjdeli bir haber vereceğiz. Gazetecilerin direnerek basın ve ifade özgürlüğünü yeniden kazandığı, gazetecilerin özgürce yazabildiği bir Türkiye’yi ona anlatacağız” dedi.

“Metin ağabeyin bıraktığı yerden mücadeleyi ileriye taşıyacağız”

DİSK Basın-İş adına konuşan Alpaslan Aydın, Metin Göktepe’nin katledilişinin 30. yılında yine mezarı başında olduklarını belirterek, “30 yıldır Metin ağabeyin mezarının başındayız. Bu 30 yıl boyunca basına yönelik saldırıları, gazetecilerin katledilmesini, hapsedilmesini, televizyon kanallarına kayyum atanmasını neredeyse her gün yaşadık. Ama bütün bunlara rağmen hâlâ buradayız, burada olmaya devam ediyoruz” dedi.

Genç gazetecilerin Metin Göktepe’yi birebir tanımadığını ancak onun gazeteciliğine inandığını vurgulayan Aydın, “Genç meslektaşlarımız Metin ağabeyi hiç tanımadı ama onun bize inanacağını, dostlarına dost, katillerine düşman olacağını bilirdi. Metin Göktepe’nin bıraktığı yerden mücadeleyi ileri taşımaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Metin’in bıraktığı bayrağı yüzlerce gazeteci taşımaya devam ediyor”

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Metin Göktepe’nin ailesini, dostlarını, yoldaşlarını ve özgür basın emekçilerini selamlayarak başladığı konuşmasında, “Otuz yıl önce Metin Göktepe hunharca katledildi. Ancak onun gerçek habercilik uğruna verdiği mücadele, aradan geçen otuz yıla rağmen yüzlerce gazeteciye ilham kaynağı oldu. Bugün Metin’in bıraktığı bayrağı yüzlerce gazeteci taşımaya devam ediyor” dedi.

Göktepe’nin katledilmesine rağmen özgür basının susmadığını vurgulayan Aslan, “Metin Göktepe katledildi ama Evrensel susmadı, özgür basın susmadı” diye konuştu. Bu yıl Evrensel Gazetesi’nin İzmir bürosuna yönelik silahlı saldırıyı hatırlatan Aslan, “O kurşunlar yalnızca bir gazeteye değil, Türkiye’de haber alma özgürlüğüne, basın özgürlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: Hasan Can Bilici/Evrensel

Basın üzerindeki baskıların sistematik olduğuna dikkat çeken Aslan, saray rejiminin iktidarını sürdürebilmek için iç ve dış politikayı, basın üzerindeki baskıları ve işçi-emekçiler üzerindeki saldırıları bilinçli biçimde planladığını söyledi. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların, televizyon kanallarının kapatılmasının ve Halk TV, Evrensel, BirGün, Cumhuriyet ve Yeni Yaşam gibi yayın organlarına yönelik baskıların tesadüf olmadığını belirtti.

Aslan, “İktidar, yüzde 95’ini ele geçirdiği yandaş ve havuz medyasına rağmen, halkın gerçek haber alma hakkını savunan gazeteciler var oldukça ayakta kalamayacaktır. O saray düzeni, işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle elbet bir gün yıkılacaktır” dedi.

Konuşmasında demokratik hakların gasp edilmesine de değinen Aslan, seçme ve seçilme hakkının fiilen ortadan kaldırıldığını, kayyum uygulamalarının DEM Partili belediyelerden CHP’li belediyelere kadar yayıldığını hatırlattı. Eğitim ve sağlık politikalarıyla birlikte mesleki eğitim programları üzerinden çocukların ucuz iş gücü hâline getirildiğini belirten Aslan, “Yüz binlerce çocuk adeta kölelik koşullarında çalıştırılıyor, yaşamını yitiren çocuklarımız var” diye konuştu.

2025 yılında 2 bin 100 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini ifade eden Aslan, yargının da tamamen saray iktidarının emrine girdiğini söyledi. Buna rağmen gençlerin, kadınların ve emekçilerin baskı ve şiddete karşı direnmeye devam ettiğini vurguladı.

Aslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı; “Metin Göktepe yoldaşımız ışıklar içinde uyusun. Bu mücadele bitmedi, bitmeyecek. Türkiye işçi sınıfı, emekçileri ve halkları bu mücadelede mutlaka galip gelecektir. Emperyalistlerin Ortadoğu’daki oyunlarına karşı mücadele sürecek, Kürt halkının yalnızlaştırılmasına ve katledilmesine asla izin verilmeyecektir. Suriye’de HTŞ yönetiminin Dürzilere, Alevilere ve Kürt halkına yönelik saldırılarını şiddetle kınıyor, bu saldırıların derhal durdurulmasını talep ediyoruz.”

“Metin Göktepe’nin gazeteciliği genç kuşaklara ışık tutuyor”

Aslan’ın konuşmasın ardından siyasi parti temsilcileri tek tek konuşma gerçekleştirdi:

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik: “90’lı yılların karanlığında Metin Göktepe’yi, Uğur Mumcu’yu, Sivas ve Gazi katliamlarını gerçekleştirdiler. Metin Göktepe’yi yok etmeye çalıştılar ama onun gazeteciliği bugün genç gazetecilerin yolunu aydınlatıyor. Otuz yıldır gerçeklerin peşinden kanı pahasına gidenleri unutmuyoruz. Bugün Türkiye yeni bir karanlık dönemden geçiyor; gazeteciler tutuklanıyor, televizyonlar kapatılıyor, sosyal medya karartılıyor. Bu karanlığa karşı basın özgürlüğü, demokrasi ve halkın haber alma hakkı için mücadeleyi sürdüreceğiz.”

DEM Parti İstanbul İl Başkanı Arife Çınar: “Doksanlı yıllar karanlık yıllardı; özgür basın sokak ortasında satırlarla katledildi. Musa Anter’ler, Nazım’lar ve Metin Göktepe bu zihniyet tarafından hedef alındı. Amaç, gerçeğin halka ulaşmasını engellemekti. Kalemleri kırmak istediler, sesleri susturmak istediler ama başaramadılar. Bugün özgür basın hala yazıyor, karanlığı aydınlatmaya devam ediyor.”

EHP Genel Başkan Yardımcısı Nehir Sevim: “Metin Göktepe’nin mücadelesi “Bu haberi ben yapmalıyım” diyen gazetecilik anlayışının simgesidir. Hakikatin peşindeki gazetecilere yönelik baskılar bugün de şiddetli biçimde sürüyor. Çünkü o gazeteciler ezenle ezileni, yolsuzluğu, rantı ve sömürüyü açığa çıkarıyor. Metin Göktepe bu mücadelenin en parlak örneklerinden biriydi. Evrensel susmadı, bundan sonra da susmayacak.”

“Bugün hâlâ direniyorsak, Metin’in açtığı yolda yürüyen gazeteciler sayesinde”

TKP ve Sol Haber adına Serkan Düz: Metin Göktepe’nin tarafı halkın ve emekçilerin tarafıydı. Gerçekleri yazdıkça bu düzenin egemenleri rahatsız oldu. Otuz yıl önce susturmak için öldürüyorlardı, bugün hapse atıyorlar. Ama gerçekler her zaman bir yol bulur. Metin Göktepe’nin mücadelesi, mutlaka yolunu bulan bir kavgadır.”

Cumartesi Anneleri adına İkbal Eren: “Metin Göktepe, devletin karanlık yüzünü açığa çıkaran ilk gazetecilerden biriydi. Eğer bu fedakâr gazeteciler olmasaydı, Galatasaray Meydanı’ndaki 35 yıllık direniş sürdürülemezdi. Metin bizim gözümüz, kulağımız oldu; sesimizi dünyaya duyurdu. Annemin Galatasaray Meydanı’ndaki ilk fotoğrafını Metin çekti. Bugün hâlâ direniyorsak, Metin’in açtığı yolda yürüyen gazeteciler sayesinde.”

Çipi Köyü Derneği Başkanı, Metin Göktepe’nin çocukluk arkadaşı Rahmi Çataltepe: “Ben Metin’in çocukluk arkadaşıyım ve bugün köy derneğinin başkanıyım. Metin’in katledildiğini otuz yıl önce ilk kez radyodan duydum. Gazetelerde gördüğünüz o fotoğraf gözümün önüne geldiğinde yaşadığım acıyı hâlâ unutamıyorum. Metin’i yakından tanıyanlar onun ne kadar yumuşak huylu ve mizahçı biri olduğunu bilir. Ama yaşamında ve mücadelesinde bilinci ve direnişi her zaman öne koydu; ışıklar içinde uyusun.”

DEM Parti ise Metin Göktepe’nin katledilişinin 30’uncu yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi;

“Gerçeğin sesi olan ve kalemini ezilenlerden yana kullanan gazetecileri unutmayacağız. Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, bundan 30 yıl önce Ümraniye Cezaevi’nde katledilen siyasi tutsakların cenaze törenini takip ederken, 8 Ocak 1996 tarihinde polisler tarafından gözaltına alındı ve işkence ile katledildi. Halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünün sembolü olan Metin Göktepe şahsında, gerçeklerden taviz vermeyen, ezilenlerin sesi olarak yaşamını yitiren tüm özgür basın emekçilerini saygı ve sevgiyle anıyoruz.”


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑