Mazlum Abdî: Kürt kentlerine, köyler de dahil Suriye ordusu girmeyecek
SDG Genel Komutanı Mazlum Ebdî, “Anlaşmada Kürt kentlerine, bunlara köyler de dahil Suriye ordusu girmeyecek” dedi.
Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Rojava ve Suriye’de yaşanan gelişmelere dair Ronahî TV’de özel bir programda değerlendirmelerde bulundu. QSD ve Şam arasında yapılan anlaşmanın detaylarına değinen Mazlum Ebdî, “Bu bir süreçti. 18 Ocak’ta başladı bu süreç. O zaman bir anlaşma oldu; ancak çerçevesi dardı. Şam’a gittik Şara ile bir görüşme oldu. Bugünde Şara ile aramızda bir telefon görüşmesi oldu ve anlaşmayı karşılıklı imzaladık. Bu anlaşma ile en büyük hedefimiz ateşkesin sağlanması. Halkımıza karşı büyük bir katliam tehditti vardı. Bunun önüne geçmek için elimizden geleni yaptık. Uluslararası güçlerin bu katliamın önünü alacak pozisyonda olmadığını gördük ve halkımızın haklarını korumak için böyle bir anlaşma yaptık” diye konuştu.
Anlaşmanın bütün Kürt kentleri ve köylerini kapsadığını belirten Mazlum Ebdî, “Anlaşmada Kürt kentlerine, bunlara köyler de dahil Suriye ordusu girmeyecek. Bu Cizîr bölgesi ve Kobanê için geçerlidir. 2 Şubat’ta entegrasyon başlayacak ve bu devam edecek. Geçici Suriye Hükümeti’ne bağlı bir güç Hesekê ve Qamişlo’ya gelecek ve bu entegrasyonu takip edecek. Onların çalışmaları entegrasyon bitene kadar. Entegrasyon bitince onlara bir ihtiyaç kalmayacak. İç Güvenlik Güçleri’ne bağlı asayiş güçleri kentlerde güvenliği sağlayacak. Komiteler kuruldu. Hem biz hem de Şam komiteler kurdu. İdari işlemler için bu komiteler birlikte çalışacak. Kente yayılan, kentin güvenliğini ve idaresini alan bir durumları olmayacak. Bazı devlet kurumları var, sadece oralarda görev alabilecekler. Halkımız güçlerinin yanında olsun ve var olan idari kurumlarına destek versin ki bu süreç başarıya ulaşsın” ifadelerini kullandı.
‘KOBANÊ’YE DÖNÜK ABLUKA KALKACAK’
Anlaşma sonucu elde edilen kazanımlara değinen Mazlum Ebdî, “Hedeflerimiz bugün elde ettiklerimizden daha büyüktü. Verilen emeği de küçük görmemek gerek. Anlaşma, Kürt kentlerinin siyasi, askeri ve idari anlamda korunması üzerine. Kazanımlarımız korunacak. Amaçlarımız var, onlara ulaşmak için mücadele devam edecek. Kültür, eğitim alanında elde edilen kazanımlar korunacak. Eğitim için görüşmeler devam edecek, kazanımların korunması için elimizden geleni yapacağız. Her yerde kararlar yerel meclisler tarafından alınacak. Şu an görevde olanlar, görevlerine devam edecek. Kürtlerin olduğu kentlerde yönetimler devam edecek. Devrimin kazanımları korunacak. Bazı eksikler var, onlar içinde mücadele edeceğiz. QSD tugaylar şeklinde Suriye ordusu içinde resmi bir şekilde yer alacak ve şu an bulundukları kentlerin korumasını sağlayacaklar. Kobanê’ye dönük abluka kalkacak. Anlaşma yürürlüğe girdiğinde Suriye ordusuna bağlı gerek Kobanê gerek Cizîr bölgesinde bulunan askerler çekilecek. Bizim güçlerimizde kentlerden çıkacak. Bu gerçekleşince abluka son bulacak” şeklinde konuştu.
‘HERKES KENDİ YERİNDE KALACAK’
Türkiye’nin desteklediği paramiliter güçlerin denetiminde bulunan Serêkaniyê ve Efrîn gibi kentlerin gelecekteki durumlarına dair Mazlum Ebdî, şunları söyledi: “Bizim güçlerin denetiminde değil. Efrîn Kürt kentidir. Yüzde 90 Kürt’tür. Yapılan anlaşmada yer alan maddeler burası içinde geçerli olmalı. Yapılan anlaşma Kürt kentleri için yapıldı ve Efrîn’de bir Kürt kenti. Bu biraz zaman alabilir; ama eninde sonunda olacak. Orada yaşayanlar evlerine dönecek. İleriki süreçte Kürt kentleri için yapılan anlaşmalar, bizim denetimimizde olmayan kentler içinde geçerli olacak. Herkes kendi yerinde kalacak. Hesekê ve Qamişlo’ya gelen güçlerin görevi var olan ve şu an olmayan devlet kurumlarının idaresi ve yeniden kurulmasıdır. Şu an var olan Özerk Yönetim’e bağlı kurumlar devlet ile entegre edilecek. Hesekê Valisi Kürt halkı tarafından, QSD tarafından belirlenecek. Mevcut kurumlarda yer alan, görev yapanlar görevlerine devam edecek.”
‘KÜRTLERİN BİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞMAMIZ GEREK’
Yapılan anlaşmanın bir süre kapsamında yapıldığının altını çizen Mazlum Ebdî, şöyle devam etti: “Bu anlaşma bir süreç çerçevesinde yapıldı. Uluslararası güçlerde bu sürecin bir parçasıdır. ABD ve Fransa bu anlaşmanın her tarafında var. Onlarda süreci izleyecek. Trump kendisi Şara ile bu anlaşmayı konuştu. Macron kendisi kaç defa konuştu. Siyasi garantör olacağını Macron kendisi biz anlaşmayı imzalamadan önce söyledi. Garantör devletler kendi görevlerini bundan sonra daha dikkatli yapmalı. Çatışmalı süreçte esir düşenler ile ilgili daha önce biz Şam ile bir anlaşmaya varmıştık. Bu anlaşma imzalandıktan sonra bu konu bizim başat konulardan biridir. Esir düşen kişilerin durumunun takipçisi olacağız. Son dönemde devlet içinde görev almam yönünde teklifler oldu, ancak ben arkadaşlarımızı önerdim. Bundan sonra halkımızın içinde olacağız. Kürtlerin birliği için çalışmamız gerek. Bu noktada üstüme ne düşerse yapmaya devam edeceğim. Halkımızın içinde, yanında olacağız. Bu süreçte eksik olan, halkımızın gördüğü eksikleri birlikte çözüme kavuşturmak için çalışacağız.”
‘DESTEKLE GURURLANMAMAK ELDE DEĞİL’
Yapılan destek eylemlerine değinen Ebdî şunları söyledi: “Son süreçte Kürtlerin gerçekleştirdiği eylem ve etkinlikler ile gururlanmamak elde değil. Bu bize büyük bir moral verdi. Bu eylemler atılan adımlarda son derece etkili oldu, dünyanın dikkatini Rojava’ya çekti. Bu yürüyüş ve eylemlerde yer alanlara tek tek teşekkür ediyorum. Kürt partileri her yerde iyi bir sınav verdi. Başûr’da bütün partiler günlük olarak bizimleydi, ellerinden geleni yaptılar. Onlarda bu süreçte büyük bir katkı sağladı. Katkıları hem maddi hem de manevi oldu. İsimlerini tek tek sayamıyorum, hepsine teşekkür ediyoruz. Bu bize büyük moral verdi. Rojava halkı 2011 yılından bu yan bizim yanımızda. Efrîn, Kobanê, Halep fark etmez halk her yerde en ön cephede oldu. Biz bu dönemde birlikteydik bundan sonra da beraber olacağız. Çok zahmetli süreçler atlattık. DAİŞ, Türkiye’nin saldırıları ve bu son saldırılar… Birçok badire atlattık ve yine atlatacağız. Kürt halkının kazanımlarını korumak için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu yapılan anlaşmadan bazı kesimler hoşnut değil, bunun farkındayız. Bizim de hoşnut olmadığımız konular var. Halkımızın beklentisi büyüktü. Ancak biz çatışmayı sonlandırmak için bunu gerçekleştirdik. Halkımıza sözümüz bütün kazanımlarımızı koruma altına alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Evinden çıkmak zorunda bırakılan herkes evlerine dönsün. QSD’nin yönetiminde olmayan kentlere dönün birlikte oralarda mücadele edelim. Binlerce şehit verdik, gazilerimiz var. Onları unutmak mümkün değil. Bu bizim için mücadeleyi büyütme gerekçesidir. Onları saygı ile anıyoruz. Mücadeleyi daha fazla büyüteceğimiz sözünü veriyoruz. Bu mücadelede halkımız bizimle yan yana olsun ki amaçlarımıza ulaşalım.”
























































