Almanya

Published on Şubat 1st, 2026

0

Hannover’de Rojava ve Qamişlo dayanışması

Binlerce kişi Opernplatz’ta Kürt bayraklarıyla toplandı. Eylemde El-Cevlani tehdidine, AKP-MHP iktidarının müdahalelerine ve uluslararası sessizliğe karşı sert mesajlar verildi.

Cumali Yağmur – Halit Yaşar Demirbağ (Hannover)

Aşağı Saksonya’nın çeşitli kentlerinden Hannover’e gelen yaklaşık 5.000 kişi, şehrin önemli meydanlarından biri olan Opernplatz’ı Kürt sembolleri ve bayraklarıyla doldurdu. Suriye’de Ahmed el-Şara (Ebu Muhammed el-Cevlani) liderliğindeki yapıların ve gerici zihniyetin Kürt halkına yönelik tehditlerini protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemde özellikle gençlerin attığı “Yaşasın Rojava” ve “Yaşasın Qamişlo” sloganları meydanda yankılandı. Eylem boyunca sık sık “Yaşasın kadınların ve halkımızın direnişi” sloganı da atıldı.

Kitle içerisinde, Suriye’deki son gelişmeler, Şam hükümeti ile Kürtler arasında imzalanan barış anlaşması ve diplomatik süreçlere dair “buruk bir kabulün” hâkim olduğu gözlendi. Yapılan konuşmalarda temel vurgu, Kürtlerin kendi öz gücüyle örgütlenmesinin hayati önemi üzerineydi. Katılımcılar, bu süreçte uluslararası güçlerin tutumunu sert bir dille eleştirdi. Özellikle AB ve ABD’nin Kürtlere karşı duyarsız yaklaşımının, Kürt halkına dostunu ve düşmanını bir kez daha net biçimde gösterdiği ifade edildi. Bu bağlamda, Kürt halkının kendi öz gücünden başka hiçbir güce güvenmemesi gerektiği vurgulandı.

AKP-MHP bloğunun gerici hükümetinin, aylarca Suriye ordusuna silah yardımı yaparak Suriye’de Kürtlere karşı selefi yapıları fiilen desteklemesi de yürüyüşte sert bir dille kınandı.

Konuşmacılar, Kürtlerin bu gerçeği bildikleri için her zaman kendi öz güçlerine dayanarak örgütlendiklerini belirtti. Geçmişte IŞİD’e karşı verilen mücadelede, örgütün ABD ve Avrupa’yı da tehdit etmesi nedeniyle Kürtlerin desteklendiği hatırlatıldı. Ancak gelinen noktada, AB ve ABD’nin El-Kaide kökenli Ahmed el-Şara gibi isimlerin yanında yer alarak Kürtlere sırt çevirdiği ifade edildi.

Polis ablukasına tepki

Yürüyüş öncesinde polisin Hannover, Kornstraße’deki Kürt Kültür Merkezi ile Otonomcuların Merkezi’ni (Anarchistisches Zentrum) abluka altına alması sert tepki çekti. Eylemciler bu durumu, demokratik bir hak olan protesto hakkına yönelik bir gözdağı ve “provokatif bir tutum” olarak değerlendirdi. Yapılan açıklamalarda, “Polisin görevi yürüyüş öncesi kitleyi abluka altına almak değil, kitlenin güvenliğini sağlamaktır. Polisin bu tutumu, demokratik sivil toplumlarda kabul edilebilir bir tablo değildir,” denildi.

Uluslararası dayanışma

Eyleme sadece Kürtler değil; Alman sol grupları, Sol Parti (Die Linke) temsilcileri ve çeşitli gençlik örgütleri de destek verdi. Konuşmalarda, gerici zihniyete ve zulme karşı devrimci dayanışmanın süreceği ifade edildi. Kürtler ile Şam hükümeti arasında yapılan anlaşmanın nasıl gelişeceği ve Kürtler açısından neler getireceği konusunda ise hâlâ belirsizliklerin bulunduğu belirtildi. Destekçi kurumlar, genel olarak barıştan yana olduklarını vurgularken, gelişmeleri yakından izleyeceklerini ve tutumlarının her zaman Kürt halkının direniş mücadelesinden yana olacağını yinelediler.

Tertip komitesinin sağduyu çağrılarıyla barışçıl bir atmosferde geçen eylem, Hannover tarihinin en kitlesel ve görkemli protestolarından biri olarak kayda geçti. Eylem herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan sona erdi.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑