..." /> Fransa'da seçim var | Ali Arayıcı

Makaleler

Published on Mart 14th, 2026

0

Fransa’da seçim var | Ali Arayıcı


48,7 Milyon kişi belediye başkanlığı seçimleri için oy kullanacak.


Fransa’da, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık bir yıl kala, siyasi partiler 15 ve 22 Mart tarihlerinde yapılacak olan belediye başkanlığı seçimlerini devlet başkanlığı seçimleri öncesi bir genel prova olarak kullanmayı planlıyor. Anayasa kurallarına göre Cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turu 11 veya 18 Nisan 2027’de, ikinci turu ise 25 Nisan veya 2 Mayıs 2027’de yapılacaktır.

Yaklaşık on iki yıldır, Covid salgını dışında ilk kez yapılan bu yılki belediye başkanlığı seçimleri çok önemli. Üstelik zayıflamış bir kurum için birçok açıdan demokratik bir test niteliğinde. Olağanüstü bir seçimden altı yıl sonra, Covid-19 salgınının başlangıcıyla birlikte daha önce görülmemiş kadar büyük bir katılım düşüşüne neden olduğu düşünülen 2026 belediye meclisi yenilenmesi, son on iki yıldır ilk gerçek seçim olarak görünüyor.

Siyasi durumun değişmesi

Son on yıldan biraz daha uzun bir sürede Fransız siyasi manzarasının altüst olduğunu söylemek yetersiz kalır. Macronizm henüz ortalıkta yoktu. Sol kanattaki Sosyalist Parti (PS) ve sağ kanattaki Halk Hareketi Birliği (UMP) iktidarı paylaşıyordu. Jean-Luc Mélenchon’nun Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) henüz kurulmamıştı. Aşırı sağ çok güçlüydü. Ancak o zamanki ırkçı ve faşist Ulusal Cephe (FN) henüz bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin favorisi değildi.

Belediye başkanlığı seçimlerinin ilk turuna kısa bir süre kala siyasi partiler, 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bir test olarak her kenti dolaşıyor. Yerel hedefler ve ulusal dinamikler, oy kullanmama ve ittifaklar arasındaki meseleler belediye başkanlığı seçimlerinin sınırlarını büyük ölçüde aşıyor.

PS’nin elinde bulunan Paris her an sağa kayabilir mi? Aşırı sağ Marsilya’da kazanacak mı? LFI Roubaix kentinde galip gelecek mi? Bu kentleri kazanabilmek için yaklaşık 48 milyon seçmeni ikna etmeye çalışan sol, merkez sağ ve aşırı sağcı faşist partiler arasında şiddetli bir mücadele yaşanıyor. İlk turdan bir hafta önce Ardèche’de adayını desteklemek için gelen Marine Le Pen ve Marsilya’da miting düzenleyen Jean-Luc Mélenchon, bu seçimlerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Hiç şüphesiz bu belediye başkanlığı seçimleri, 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bir test niteliğinde gibi gözüküyor. Bu seçimin sadece yerel seçimler olduğunu düşünenler yanılıyor. Ülkede ilerleyen ve gerileyen gerçek bir ulusal dinamik var. Bu sav, cumhurbaşkanlığı seçimleri için yakından izlenecek bir tabloyu ortaya koyuyor.

Katılımın düşük olma olasılığı

Sol kanat için belediye başkanlığı seçimleri ilk güç dengesi için bir fırsat olabilir. Aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Ulusal Birlik Partisi (RN) hedeflerini açıkça ortaya koyuyor. Bu dalgayı iyi değerlendirmek niyetinde. “Ülkeyi yönetebileceğimizi göstermek için şehirleri kazanmalıyız. Ne kadar çok vitrinimiz olursa o kadar çok güven verebiliriz” diyor bir RN milletvekili. Bir başka RN milletvekili ise şöyle ekliyor: “Asıl sınav Marsilya. Orada kazanırsak, 2027’yi de kazanırız.”

Sosyalist Parti’den (PS) etkili bir yönetici ise şöyle diyor: “İlk turda mümkün olduğunca yüksek oy almak için her yerde mücadele ediyoruz. Bu seçimleri kazanmak için gerçek bir şansımız var.” Yüksek oy almak gerekir. Çünkü iki tur arasında LFI ile ittifak kurma konusu önemli bir konu. Bir LFI milletvekili öfkeyle, “PS ittifakları yasaklayacak mı? Bu bağlamda belediye başkanlığını kaybetmeye hazır çok fazla sosyalist görmüyorum” diyor.

Bilinmeyen bir durum ise ABD emperyalizminin ve siyonist İsrail’in başlattığı Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde kalan seçim kampanyasında Fransızların sandığa gidip gitmeyeceği. Paris-Panthéon Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve kamu hukuku öğretim üyesi olan Benjamin Morel, “Uluslararası bağlam nedeniyle kampanyanın biraz durgun olması, siyasete ve özellikle yerel siyasete daha az ilgi duyan birçok vatandaşımızı sandığa gitmemeye ve oy kullanmamaya itebilir” diyor.

Bu çekimserlik ya da oy kullanmaya gitmemek geleneksel partilerin yararına olabilir. Özellikle merkez sağda Cumhuriyetçiler (LR), Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce yerel düzeyde tabanlarını güçlendirmeyi umuyorlar. Sol kazanmak istiyorsa merkez sağa, aşırı sağcı, ırkçı ve faşist partilere karşı birlikte hareket etmeli, oyların bölünmemesi için tek aday etrafında birleşmeli ve seçmenlerini oy kullanmaya seferber etmelidir.

Göçmenlerin oy hakkı yok

Bilindiği gibi 2020 yılında yapılan belediye başkanlığı seçiminde sol ve özellikle Yeşiller büyük kentlerde zaferler elde etmiş olsa da, seçimler öncesindeki belediye seçimi manzarası büyük ölçüde 2014’teki durumu yansıtıyor. 2014’te Yeşiller birçok yerleşim biriminde belediye başkanlığını kazanmıştı. Bu seçimde de sol kanadın bazı önemli kentleri kazanma ihtimali vardır.

Bu pazar 48,7 milyon Fransız ve ülkedeki Avrupa Birliği (AB) vatandaşı seçmen sandık başına gidecek. Yaklaşık 4 milyon AB vatandaşı olmayan, Türkiye kökenliler başta olmak üzere Asya ve Afrika kökenli göçmenler ise her seçimde olduğu gibi en temel insan haklarından biri olan oy kullanma, seçme ve seçilme haklarını kullanamayacak. Bu durum, insan temel haklarına saygı gösterdiğini söyleyen ve başka ülkelere demokrasi dersi vermeye kalkan Fransa için utanç vericidir.

Oylama nasıl gerçekleşecek?

Belediye başkanlığı seçimleri 15 ve 22 Mart 2026 Pazar günleri iki tur halinde, 2025 reformundan bu yana tüm belediyelerde eşit temsil oranına sahip listelerle gerçekleştirilecek. Seçim günü sandık başında neler olacağını, oy verme işleminin nasıl gerçekleştiğini burada açıklamakta yarar var.

Belediye başkanlığı seçimleri kampanyaları tüm hızıyla devam ediyor. Adaylar sahneye çıktı. Ancak seçimle ilgili tahminlerde bulunmadan önce biraz özel olan bu seçim sistemini anlamak gerekiyor. Nasıl oy kullanılıyor? Öncelikle bu seçimde bir adaya değil bir listeye oy veriliyor. Listeye kaç isim yazılacağı belediyenin boyutuna ve büyüklüğüne bağlı olarak değişiyor. Ardından ilk tur geliyor ve oy pusulası sandığa atılıyor.

Oy verme işlemleri bittikten ve oyların sayılmasından sonra bir liste %50’den fazla oy alırsa otomatik olarak kazanıyor. Hiçbir liste bu oranı geçemezse uzatmalara geçiliyor, buna ikinci tur deniliyor. Ve burada seçim bölgesinde oyların %10’undan fazlasını alan adaylar yarışmaya devam ediyor. Tekrar sandığa gidiliyor ve ardından belediye başkanlığını kimin kazandığının sonuçları açıklanıyor.

İşte kazanan bu liste, %50’den az oy alsa bile belediye meclisindeki koltukların yarısını otomatik olarak alıyor. Buna çoğunluk sistemi deniyor. Diğer listeler aldıkları oy oranına göre kalan koltukları paylaşıyor. Ancak bu aşamada gelecekteki belediye başkanının adı hâlâ bilinmiyor. Bu seçimden sonra belediye başkanı, yeni seçmenler yani belediye meclisi üyeleri tarafından oylama ile seçilecektir.


Ali Arayıcı / Paris – 14.03.2026

Tags:


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑