Kültür-Sanat

Published on Mart 18th, 2026

0

Devrim ateşi içinde pişen bir şair: Ferdinand Freiligrath


Ali Çarman (Stuttgart)

Tarihte öyle kitaplar, öyle romanlar vardır ki okuyan insanı derin etkileyerek hafızasına sökülmezcesine işlenir. Bilimsel sosyalizmin kurucularından Karl Marx ve Friedrich Engels’in yaşadıkları dönemi inanılmaz yalın bir dil ve gerçeklikle anlatan beş ciltlik belgesel roman ‘’Ateşi Çalmak’’ bunlardan biridir.

Galina Serebryakova’nın kaleme almış olduğu büyük ilgi gören nehir romanları kategorisindeki Ateşi Çalmak serisini, Evrensel Basım 1996 yılında Nurşen Özkan çevirisiyle Türkiyeli okurlarla buluşturdu. Beş cilt halinde yayımlanan eser biyografik bir roman ötesinde işçi sınıfı mücadelesinin en çetin bir dönemini bütün zenginliğini, yoksulluğunu gözler önüne sermektedir.

Biz bu yazımızı Ateşi Çalmak üzerine değil de kitapta adı geçen şairlerden Ferdinand Freiligrath üzerine kısa bir not olarak yazacağız.

Emeğin ve devrimin şairi

Hermann Ferdinand Freiligart; Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin bir kasabası olan Detmold’da öğretmen çocuğu olarak 17 Haziran 1810’da doğdu. Lise yıllarında, aşk ve sevgi temalı şiirleriyle tanınmaya başladı. Fransız ve İngiliz edebiyatına olan ilgisi ve çevirileri dikkat çekmekteydi.

1841’de  Ida Melos ile evlenerek beş çocukları oldu.  Alman şiirinin tanınmış isimlerinden ve yakın arkadaşı olan Emanuel Geibel’e yakın olmak için Sankt Goar kasabasına taşındı. 19.yüzyıl Alman edebiyatının en çok okunan şairinin etkisinde kalarak şiirlerine devam etti.

1844’te siyasi şiirlerden oluşan Ein Galubensbekenntniss kitabı yayınlandı. Ve böylece politik bir şair olarak tanınmaya başladı. Kendisine teklif edilen güzel bir hayat ve yüksek ücret tekliflerini devrimci kişiliği nedeniyle ret etti. Artan polis baskısı ve takipler ile 1845’te Brüksel’e kaçmak durumunda kaldı.

Marx ile başlayan sarsılmaz dostluk

Brüksel’de 10 gün kaldığı otelde, Karl Marx şairi bir an dahi yalnız bırakmadı, her gün uzun süren koyu politik sohbetler sürdürdüler. Sosyalist dünya görüşünün büyük dâhisi Karl Marx ile başlayan dostluğu şairin kişiliğini, şiirlerini derinden etkiledi.

Hayat ve zorluklar, şairin bu kez İsviçre/Zürich yoluna çıkmasına neden oldu. 1846’da dünya görüşünü açıkça ifade eden, edebiyat ve politikanın birbirinden koparılmayacağından hareketle yeni şiir kitabı ‘’Ça ira’’ yayımlandı. Daha sonra bu kez Londra’ya taşınarak yazma eylemine burada devam etti. Aynı zamanda Londra Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Amerika’ya gitme planlarının yapıldığı günlerde 1848 Devriminin patlak vermesiyle birlikte Ferdinand Freiligrath yeniden Almanya’ya döndü. Kaleme aldığı politik şiirlerden ötürü Köln Komünistler Davasında yargılananlar arasında kendisini buldu. Ateşi Çalmak kitabının ikinci cildinde yer alan şiirinden bir dörtlük;     

 ‘’Tesadüfi yenilgiyle bitmiyor mücadele,                                                                                                                                her felaket karşısında daha sert olacağız,                                                                                                                        daha korkunç darbe hazırlayacağız karşılığında.                                                                                                                   Hak! Özgürlük! Daha gür sesle bağıracağız.’’                                                                                                                                                                           

Sınıf mücadelesinin ihtiyaçları ve devrimin alevleri için yazılan dizeler Freiligarth’ın başını ağrıtmaya devam etse de devrimin trompetçisi olarak ünlenen şair baskı ve zulme boyun eğmeden yoluna devam etti.

Yeniden memleketine dönüş

Almanya’da devrimin yenilgiye uğratılmasının ardından 1851’de yeniden Londra’ya gitmek zorunda kaldı. Hayatın ve mücadelenin zorlukları şairi yormuştu. Bu defa politikadan ve dünyada olup bitenlerden uzak bir hayat sürdürdü. Bu arada İngiliz vatandaşlığını aldı. 1866’da Almanya’da aldığı cezalar affa uğrayınca, çok yakın dostları kendi aralarında yardım toplayarak Ferdinand Freiligrath’ın Almanya’ya dönmesine olanak sundular.    

Şair, son yıllarını Stuttgart’ta geçirdi. Ve 18 Mart 1876’da Bad Cannstatt’taki evinde hayata gözlerini kapattı.

Ölümünün üzerinden 150 yıl geçmiş olmasına rağmen Alman Devrimi döneminde yazmış olduğu ve dilden dile yayılan, sınıf mücadelesi alanlarında bayraklaşan ‘’Trotz alledem- Her şeye rağmen’’ dizeleri hala dillerden düşmedi.

Dönemin egemenleri tarafından 19 Mayıs 1849’da kapatılan Die Neue Rheinische Zeitung gazetesi son sayısını kırmızı harflerle bastı. Bu kızıl renkli gazetede yayımlanan Freiligarth şiirinde bir bölüm ile yazımızı tamamlayalım.

‘’Acılarımızın gezindiği bu sahnede, Sonuncu taç da cam gibi param parça olunca. Ve halk, o son korkunç ‘’suçlu’’ konuşunca. İster Ren, ister Tuna kıyısında, ister sözler, ister eylemle, Yanınızda bulacaksınız beni korkusuzca, Kurtulanların ortasında, Tahtların enkazı üstüne, Ettiği yemine sadık kalan,ve şimdi sizleri selamlayan isyancıyı göreceksiniz.’’


Yararlanılan Kaynaklar:
Ateşi Çalmak (Galina Serebryakova)
Yeni Alman Edebiyatı (Gürsel Aytaç)
Almanya’da Devrim-Karşı Devrim (Engels)


Ali Çarman – 18.03.2026

Tags: ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑