ATİK’ten ABD ve İsrail’e kınama
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “emperyalist müdahale” olarak niteleyerek kınadı. Açıklamada hem dış askeri operasyonlara hem de İran’daki molla rejimine karşı halkların birleşik ve demokratik mücadelesi vurgulandı.
Avrupa Demokrat Haber Merkezi
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Ortadoğu’da tırmandırılan emperyalist savaş politikalarının bir kez daha halkları hedef aldığı belirtilerek, söz konusu saldırıların bölgeyi yeni bir yıkım sürecine sürüklediği ifade edildi.
Açıklamada, ABD ve İsrail’in askeri operasyonlarının “rejim değiştirme” ya da “demokratikleşme” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığı ancak bunun gerçeği yansıtmadığı kaydedildi. Irak, Afganistan, Libya ve Suriye örneklerinin hatırlatıldığı metinde, emperyalist müdahalelerin halklara özgürlük değil yıkım, iç savaş ve bağımlılık getirdiği vurgulandı. İran’a yönelik saldırılarda da benzer bir tablonun yaşandığı belirtilerek, sivil yerleşim yerleri ile altyapının hedef alınmasının saldırıların niteliğini açıkça ortaya koyduğu ifade edildi.
“Ne emperyalist saldırganlık ne molla rejimi”
ATİK açıklamasında, İran’daki molla rejimine de eleştiri yöneltildi. Siyasal baskılar, kadınlara yönelik sistematik ayrımcılık, işçi sınıfına dönük sömürü ve muhalefetin bastırılmasının rejimin karakterini oluşturduğu belirtilerek, kadınların, gençlerin ve emekçilerin yıllardır yükselttiği demokratik taleplerin baskı ve şiddetle susturulmaya çalışıldığı ifade edildi.
Açıklamada, “Ne emperyalist ABD’nin müdahaleci politikaları ne de Siyonist İsrail devletinin saldırganlığı halkların çıkarınadır. Aynı şekilde ne molla rejimi ne de geçmişin şah diktatörlüğü İran halkına çözüm olmamıştır ve olmayacaktır” denildi.
“Çözüm halkın demokratik mücadelesinde”
ATİK, İran halkının kurtuluşunun dış müdahalede ya da gerici iktidarlarda değil; işçilerin, kadınların, gençlerin ve ezilen halkların birleşik, bağımsız ve demokratik mücadelesinde olduğunu vurguladı. Mezhepçi, militarist ve yayılmacı politikalara karşı halkların kendi kaderini tayin hakkını esas alan demokratik bir dönüşüm perspektifinin gerekliliğine dikkat çekildi.
Açıklamanın sonunda, emperyalist savaş politikalarına karşı enternasyonalist dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapılarak, tüm ilerici güçler ve ezilen halklar emperyalist savaşlara ve işgallere karşı tavır almaya ve demokratik, özgür bir gelecek için alanlarda ses yükseltmeye davet edildi.






















































